Nafaka: Eşitsizliğin Kabulü mü, Gerçek Eşitlik mi?

nafaka,boşanma,hukuk,eşitlik,eşitsizlik,toplum,aile,adalet,sosyoloji,ekonomi,erkekegemenliği,kız,bağımlılık,çiftstandart,hormon,gelgit,gitgel,evlilik,nüfus,bağımsızlık,

Toplumda kız–erkek eşitliği uzun yıllardır tartışılır. Ancak pratikte eşitlik söylemi ile toplumsal ve hukuki uygulamalar çoğu zaman çelişir. Boşanma sonrası nafaka sistemi, bu çelişkinin en açık örneklerinden biridir.

Nafaka, boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalabilecek tarafı korumak amacıyla savunulur. Ama bu savunma, sistemin özünde bir tarafın diğerine bağımlı olduğunu kabul etmesi üzerine kuruludur. Yani nafaka, eşit olmadığımızı hukuken tescilleyen bir mekanizmadır.

Eşitlik İstiyorsak Nafaka Olmamalı

Eğer toplum gerçekten eşitlik istiyorsa, nafaka sistemi tamamen kaldırılmalıdır. Eşitlik, her bireyin kendi hayatını kendi emeğiyle sürdürebilmesi demektir. Hiçbir taraf, diğerinin gelirine veya emeğine bağımlı olmamalıdır.

Nafaka, taraflardan birinin ekonomik üstünlüğünü devam ettirirken, diğer tarafın hayatını onun desteğine bağlamak demektir. Bu açıdan bakıldığında nafaka, eşitliği sağlayan bir araç değil, eşitsizliğin resmi kabulüdür.

Eşitlik İstenmiyorsa Erkek Egemenliği Kabul Edilmeli

Eğer eşitlik istenmiyorsa, toplum ve hukuk erkek egemenliğini açıkça kabul etmelidir. Erkekler, ekonomik ve toplumsal güçlerini kullanarak haklarını koruyabilir, kızlar ise bu düzeni kabul etmelidir.

Nafaka, ekonomik üstünlüğün bir simgesidir ve bu güç ilişkisi reddedilmeden sistemde değişiklik yapılamaz. Yani ya eşitlik olacak ve nafaka kalkacak, ya da eşitsizlik açıkça tanınacak ve erkek üstünlüğü hukuken de korunacaktır.

Biyolojik ve Toplumsal Çifte Standartlar

Toplumsal tartışmalarda bir başka önemli çelişki de biyolojik süreçlerin ve duygusal dalgalanmaların farklı yorumlanmasıdır.

  • Kızların hormon kaynaklı ruh hali değişimleri genellikle “gelgit” olarak tanımlanır ve tolere edilir.

  • Erkeklerin biyolojik ve psikolojik dalgalanmaları ise çoğunlukla görmezden gelinir veya bastırılması beklenir; buna “git-gel” demek toplum tarafından kabul görmez.

Bu çifte standart, toplumsal ve hukuki yapının taraflı işlediğini açıkça gösterir. Nafaka ve eşitsizliğin tartışılması sırasında bu biyolojik farklar göz ardı edilmemelidir. Erkeklerin istekleri, ihtiyaçları ve hakları da aynen kabul edilip sistemde uygulanmalıdır.

Toplumsal Etkiler

Nafaka sistemi, ekonomik bağımlılığı kalıcı hale getirir ve evlilik kurumuna dolaylı etkiler yapar.

  • Boşanma sonrası uzun süreli ekonomik yükler, bireyleri evlilikten uzaklaştırabilir.

  • Evlilik oranları düşebilir ve dolayısıyla nüfus artışında azalma görülebilir.

  • Nafaka, sadece hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliği devam ettiren bir mekanizmadır.

Net Durum: Seçim Açık

Nafaka konusunda seçenek çok nettir:

  1. Gerçek eşitlik istiyorsak:

    • Nafaka kaldırılmalıdır.

    • Her birey kendi hayatını kendi emeğiyle sürdürmelidir.

    • Ekonomik bağımlılık ortadan kalkmalıdır.

  2. Eşitlik istemiyorsak:

    • Erkek egemenliği açıkça kabul edilmelidir.

    • Nafaka, erkek üstünlüğünü destekleyen bir sistem olarak devam etmelidir.

    • Kızlar bu düzende ekonomik bağımlılığı kabul etmelidir.

Bu seçim, artık kişisel tercih veya hukuki teknik ayrıntı meselesi değildir. Toplumun eşitlik anlayışı ile hukuki düzenlemeleri arasındaki doğrudan ilişkiyi gösterir.

Sonuç

Nafaka, sadece bir boşanma hukuku maddesi değildir. Aynı zamanda toplumun eşitlik, sorumluluk ve ekonomik bağımsızlık kavramlarına bakışını gösteren bir tartışma alanıdır.

  • Eşitlik talep ediliyorsa, sistemden bağımlılık yaratan mekanizmalar kaldırılmalıdır.

  • Eşitlik talep edilmiyorsa, erkek egemenliğinin üstünlüğü hukuken ve toplumsal olarak kabul edilmelidir.

Böylece tartışmanın özü netleşir: Ya eşitlik olacak ve nafaka kalkacak, ya da eşitsizlik açıkça kabul edilecek ve erkek üstünlüğü hukuken tescillenecek.

YAZAR
Ramazan Barut
2021 ...

RAMAZAN BARUT

II
Önerilere eleştirilere her daim açığım fakat saygısızlığa tahammül edeceğimi sanmayın.
DESTEK