Oyun; bilgisayar veya diğer elektronik ortamlarda hazırlanan ve emek verilerek ortaya çıkan bir üründür. Günümüzde oyun yapımında farklı milletlerden insanlar birlikte çalışabilmektedir. Ancak ortaya çıkan işin “Türk oyunu” olup olmadığı her zaman tartışma konusudur.
Kimi insanlar oyunun konusuna bakarak karar verir; eğer Türkleri anlatıyorsa Türk oyunu der. Kimileri ise oyunu yapanın kimliğine bakar ve Türkler tarafından yapılmışsa Türk oyunu olduğunu savunur. Bana göre ise bu iki görüş tek başına yeterli değildir, ancak kısmen haklıdır.
Bir oyunun Türk oyunu sayılabilmesi için asıl önemli olan, ortaya çıkan işin kimliğidir. Bu durumu yemek örneğiyle açıklayabiliriz. Bir Türk yemeğini bir yabancı yapabilir. Eğer doğru şekilde yapıyorsa bu yemek yine Türk yemeğidir. Ancak içeriğini bozarsa ya da özünden uzaklaştırırsa artık o yemek Türk yemeği sayılmaz. Oyunlar için de aynı durum geçerlidir.
Eğer bir oyun Türkler hakkında bilgi olmadan yapılmışsa ya da Türklerin anlayamayacağı bir yapıda sunulmuşsa, bu oyun Türk oyunu olarak değerlendirilemez.
1) Altyapı (Dil, Arayüz, Seslendirme)
Bir oyunun Türk oyunu sayılabilmesi için en temel şart, altyapısının Türkçe olmasıdır. Oyunun dili, arayüzü ve seslendirmesi doğrudan Türkçe olmalıdır.
Diğer diller ise sonradan kullanıcı tarafından eklenmeli ya da ayarlardan değiştirilebilir olmalıdır. Yani Türkçe oyunun ana dili olmalı, diğer diller seçenek olarak sunulmalıdır.
Dil seçeneğinde sunulan genel yapı neyse, firma aslında “biz buyuz” demektedir. Yani firma, oyunun ana dili üzerinden kendi kimliğini ve yönünü belirlemiş olur. Bu nedenle bir oyunun hangi dili temel aldığı, o oyunun kimliğini doğrudan ortaya koyar.
Bu sebeple ana dili Türkçe olan bir oyun, tek başına bile Türk oyunu olarak değerlendirilebilir. Bu madde, Türk oyunu olmanın temel şartıdır.
Has Türk Oyunu İçin Gerekenler
2) Hikâye, İçerik ve Anlatım
Bir oyunun içinde Türkçe kelimelerin geçmesi ya da bazı karakter isimlerinin Türk olması, o oyunu Türk oyunu yapmaz.
Hikâye, kullanılan mekânlar, kıyafetler, sosyal yapı ve anlatım dili bir bütün olarak Türk kültürünü yansıtmalıdır. Kullanılan terimler Türklerin anlayabileceği şekilde seçilmelidir.
Örneğin; oba, çadır, otağ, bey, han, hakan, toy, kurultay, alperen, akıncı, medrese, kervansaray, divan, saray gibi kavramlar doğru bağlamda kullanılmalıdır. Günümüzü anlatan bir oyunda ise mahalle yapısı, esnaf kültürü, konuşma dili ve sosyal ilişkiler Türk toplumuna uygun olmalıdır.
Ancak bu unsurların yüzeysel şekilde eklenmesi yeterli değildir. Sadece isim kullanmak ya da birkaç detay eklemek, o oyunu Türk yapmaz. İçeriğin genel yapısı ve anlatım biçimi bu kimliği taşımalıdır.
3) Grafik, Çevre ve Dünya Tasarımı
Oyunun geçtiği yer ile görsel dünya birbiriyle uyumlu olmalıdır. Mekânlar, nesneler ve çevre detayları anlatılan yerle örtüşmelidir.
Örneğin oyunun Mersin’de geçtiği söyleniyorsa, ancak görseller Fransa ya da Çin şehirlerini andırıyorsa, bu açık bir uyumsuzluktur ve kabul edilemez. Bir yer sadece ismiyle değil, görünüşüyle de o yeri yansıtmalıdır.
Mersin’e ait bir unsur kullanılacaksa, bu doğrudan ve doğru haliyle gösterilmelidir. Aynı şekilde, doğaya ve gerçekliğe aykırı yerleştirmeler yapılmamalıdır. Kutup ayısını Afrika’ya koymak ne kadar yanlışsa, Türkiye’de olmayan unsurları rastgele yerleştirmek de o kadar yanlıştır.
Fantastik ögeler kullanılacaksa bile, bu durum kendi içinde tutarlı olmalıdır. Bir oyuncu, gördüğü ortamdan ve duyduğu konuşmalardan bunun Türk olup olmadığını anlayabilmelidir.
Genel Değerlendirme
Bir oyunu Türklerin yapmış olması, o oyunu otomatik olarak Türk oyunu yapmaz. Nasıl ki Türk mutfağına ait olmayan bir yemeğe Türk yemeği diyemiyorsak, aynı şekilde başka kültürlere ait unsurlarla yapılmış bir oyuna da Türk oyunu denemez.
Aynı şekilde, sadece yüzeysel benzerlikler kurarak bir oyuna Türk demek de doğru değildir. Karakter isimlerinin Türkçe olması ya da birkaç kelimenin geçmesi yeterli değildir.
Öte yandan, yabancıların yaptığı ama Türk kültürünü doğru anlayıp yansıtan sağlam Türk oyunu örnekleri de vardır. Bu da gösterir ki önemli olan kim yaptığı değil, ortaya çıkan işin neyi doğru yansıttığıdır.
Sonuç olarak, bir oyunun Türk oyunu olabilmesi için altyapısında Türkçe bulunması yeterli bir temeldir. Hikâye ve görsel dünya bu yapıyı desteklediğinde ise ortaya “has Türk oyunu” çıkar.
Her Türk’ün yaptığı oyuna doğrudan “Türk oyunu” dememek gerekir. Aynı şekilde her yabancının yaptığı oyunu da otomatik olarak “yabancı” diye sınıflandırmak doğru değildir.
Önemli olan, oyunun kimliği, dili, içeriği ve neyi temsil ettiğidir.
Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi siz de değerlendirin ve yorumlarda kendi görüşlerinizi belirtin

Bu yorum bölümü yalnızca yukarıdaki konu ile ilgili yorumlara açıktır. Konu dışı, reklam içerikli veya topluluk kurallarını ihlal eden yorumlar kaldırılacaktır.