Tür: Battle Royale / FPS – TPS
Genel Puanım: 10 / 3
PUBG’nin Güçlü Tarafları
PUBG’nin hakkını yememek lazım. Çıktığı dönemde FPS ile 3. şahıs bakış açısını birleştiren yapısıyla kendine özgü bir yerde duruyordu. Geniş haritası, tek hayatta kalma mantığı ve son çember gerilimi gerçekten farklı bir heyecan sunuyordu. Özellikle ilk dönemlerde son anlar ciddi stres yaratıyordu. Türü büyüten ve ana akıma taşıyan oyunlardan biri oldu, bunu inkâr edemem. Seveni hâlâ seviyor ve buna saygı duyarım.
Asıl Sorun: Monotonluk ve Amaçsız Döngü
Ama benim için asıl mesele hile değil. Hile olsa bile oyun kendini oynatıyorsa oynarsın, oynardık. Bir şekilde katlanırsın. Sorun şu ki PUBG kendini oynatmıyor. Oyun sürekli aynı döngüyü yaşatıyor: dalga geliyor, sen koşuyorsun. Tek olay bu. Dalganın nereye geleceği zaten belli. Ona göre atlayıp bir binaya giriyorsun, loot yapıyorsun, bekliyorsun. Gelen olursa vuruyorsun, vuramazsan savaş bile yaşamadan maç bitiyor. Ortada büyük bir amaç yok, sadece hayatta kalma var. Ama o hayatta kalma süreci keyifli değil.
%5 Savaş, %95 Hazırlık
Sürekli ev ev gezmek, sağa girip sola çıkmak, yerde ne varsa toplamak, birini öldürürsen soyup devam etmek… Bu döngü tekrar ediyor. Oyunun büyük kısmı çatışma değil, hazırlık. Net söylüyorum: yüzde 5 savaş, yüzde 95 hazırlık. Uçak sekansı, paraşüt sekansı, loot sekansı… Her maç aynı giriş. Bu uzun hazırlık süresi seni birinciliğe taşımayı da garanti etmiyor. Sonunda ya tek mermi atıyorsun ya da tek mermiyle düşüyorsun. Bu kadar hazırlığın karşılığı çok zayıf.
Taktik Değiştirdim, Sonuç Değişmedi
İlk başlarda ben de en iyi silahı bulmaya çalışıyordum, aksesuar seçiyordum, ortada dolaşıp savaş arıyordum. Sonra bunun gereksiz zaman kaybı olduğunu fark ettim. Bu sefer gizli gizli merkeze gidip beklemeye başladım. Herkes birbirini eleyince hızlı sona kalayım diye. Evet tempo arttı ama bu sefer de oyun fazla kolaylaştı. Ya erken ölüp tekrar paraşüt sekansına dönüyorsun ya da sonda tek mermiyle iş bitiyor. Üstüne bir de karşıdaki hileliyse zaten şak diye düşüyorsun.
Hile, Ping ve Eşit Şart Problemi
Evet, hâlâ hile var. Hâlâ ping ve FPS farkı var. Rekabete dayalı bir oyunda eşit şart olmazsa rekabet duygusu da zedelenir. Pixel avantajı, sistem farkı, bağlantı farkı… Bunların hepsi etkiliyor. Ama tekrar söylüyorum, oyun gerçekten akıcı ve tatmin edici olsaydı hileye rağmen oynanırdı. Burada hem monotonluk var hem teknik sorun var. İkisi birleşince oyun çekilmez bir hâl alıyor.
Yayınlarda Bile Oyun İkinci Planda
Yayıncıları izlerken bile bunu hissediyorum. En kaliteli oyuncular bile oynarken oyunun kendisinden çok birbirleriyle eğleniyor. Yayını keyifli yapan oyun değil, muhabbet. Sohbet, chat ve arkadaş ortamı oyunun önüne geçiyor. Oyunun kendi iç dinamiği tek başına eğlence üretmiyor. Rekabet hırsı da oluşmuyor bende çünkü rekabet için eşit şart gerekir. Bu kadar değişken varken gerçek bir rekabet hissi oluşmuyor.
Sonuç: Benlik Değil
Kendi kendime eğleneceksem gider single player oynarım ya da takımca başka bir savaş oyununa girerim. En azından orada çatışmanın içinde kalırsın, aksiyon süreklidir. PUBG kendine özgü bir oyun ama benim için sevilecek bir konumda değil. Monotonluk, tekrar döngüsü ve teknik problemler birleşince oynanacak tadı kalmıyor. Bu yüzden benim genel puanım maksimum 3. Grafik ve kitlesi için 3 veriyorum, yoksa daha aşağı olurdu.
