Alışveriş yaparken son dönemde sıkça fark ettiğim bir durumu sizinle paylaşmak istiyorum. Eskiden avantaj gibi görünen bazı satış stratejileri, bugün adeta bir “oyun” mantığıyla kurgulanmış gibi duruyor. Elbette firmaların niyetini kesin olarak bilemeyiz; ancak bilinçli tüketici olmak bizim elimizde. Fark ettiğimiz noktaları kontrol etmek ve kendi çıkarımız doğrultusunda değerlendirmek zorundayız.
Eskiden “Büyük Al, Ucuza Al” Mantığı Hakimdi
Geçmişte ticaret anlayışında alt ve üst versiyon ürünler arasında belirgin fiyat avantajları olurdu. Örneğin küçük paketlerden dört tane aldığınızda beş fiyatına yaklaşan bir toplam çıkarken; büyük boydan iki tane aldığınızda neredeyse dört ürün almış gibi olur, üç ürün fiyatına denk gelen bir indirim yakalayabilirdiniz.
Bu sistem hem satıcı hem tüketici için kazançlıydı. Toptan alım daha uygundu çünkü:
-
Üretim ve paketleme maliyeti düşüyordu.
-
Stok devir hızı artıyordu.
-
Firma nakit akışını hızlandırıyordu.
-
Tüketici de birim başına daha az ödüyordu.
Kısacası büyük paket gerçekten avantaj demekti.
Günümüzde Neden Tekli Ürün Daha Ucuz Görünüyor?
Bugün market raflarına baktığımızda ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz: Bazen tekli ürünler, çoklu paketlerden daha uygun fiyata geliyor. Bu durum tüketici psikolojisini sorgulamamıza neden oluyor.
Bunun arkasında birçok faktör olabilir:
-
Marka konumlandırması: Premium ve standart ürün ayrımı fiyat dengesini değiştirebiliyor.
-
Son kullanma tarihine yaklaşma: Tarihi yaklaşan ürünlerde tekli indirim uygulanabiliyor.
-
Stok fazlası yönetimi: Depoda biriken ürünler kampanyayla eritiliyor.
-
Algı yönetimi: “Büyük paket daha ekonomiktir” düşüncesi hâlâ birçok tüketicide otomatik bir refleks oluşturuyor.
İşte tam bu noktada kritik bir soru ortaya çıkıyor: Büyük paketin gerçekten avantajlı olduğunu kontrol ediyor muyuz?
Algı mı, Gerçek İndirim mi?
Ticarette algı yönetimi her zaman vardı. Ancak günümüzde fiyat etiketleri, kampanya yazıları ve “çok al az öde” sloganları bazen sadece bir yönlendirme aracı haline gelebiliyor.
Birçok tüketici, büyük paketin daha ekonomik olduğunu varsayarak detaylı hesap yapmadan satın alabiliyor. Oysa birim fiyatlara baktığınızda tablo değişebiliyor. Bazı firmalar bu alışkanlığı bildiği için fiyatlandırmayı bu algıya göre şekillendirebiliyor.
Burada mesele firmaları suçlamak değil; bilinçli tüketici refleksi geliştirmek.
Bilinçli Tüketici Nasıl Davranmalı?
-
Raf etiketlerinde birim fiyatı mutlaka kontrol edin.
-
Sadece paket büyüklüğüne değil, toplam maliyete bakın.
-
Son kullanma tarihini mutlaka inceleyin.
-
Gerçekten ihtiyacınız kadar alışveriş yapın.
-
“Kampanya var” psikolojisiyle değil, ihtiyaç odaklı hareket edin.
Ticaretin doğası değişiyor. Dün avantaj olan bugün olmayabilir. Önemli olan değişimi fark edip kontrolü kaybetmemek.
Sonuç: Kontrol Bizde Olmalı
Eskiden büyük paket almak çoğu zaman gerçekten kazanç sağlardı. Bugün ise her zaman aynı sonucu vermiyor. Bu farkı görmek, sorgulamak ve hesaplamak gerekiyor. Çünkü ticarette oyun kuralları değişse de, bilinçli tüketici her zaman bir adım önde olur.
Alışveriş yaparken şunu unutmayalım:
Fiyat etiketi bize her şeyi söylemez, ama dikkatli bir göz ve küçük bir hesap büyük fark yaratır.
Siz son alışverişinizde birim fiyat kontrolü yaptınız mı?
