Emek Önce, Ücret Sonra mı? Çalışanların Peşin Ödeme Talebi

Çalışanların emeklerini ücret almadan sunması borç, mağduriyet ve belirsizlik yaratıyor. Peşin ödeme sistemi tartışılıyor.

Emek ve Hizmet Karşılığı Ücretlerin Peşin Ödenmesi: Çalışan Neden Önce Çalışıp Sonra Ücret Beklemek Zorunda Kalıyor?

Emek Veren Taraf Neden En Büyük Riski Üstleniyor?

Günümüz çalışma hayatında yaygın olarak uygulanan sistemde çalışanlar, işçiler, serbest meslek sahipleri, ustalar, danışmanlar, sanatçılar, içerik üreticileri ve birçok hizmet sağlayıcı önce emek vermekte, daha sonra ücretlerini almaktadır.

Bu sistem uzun yıllardır normal kabul edilse de, aslında önemli bir adalet tartışmasını beraberinde getirmektedir.

Çünkü hizmet alan kişi çoğu zaman hiçbir ödeme yapmadan hizmetten yararlanırken, hizmet veren kişi zamanını, bilgisini, emeğini ve iş gücünü önceden ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak ekonomik risk büyük ölçüde hizmet veren kişinin üzerinde kalmaktadır.

 Çalışan Hizmet Vermeden Önce Masraf Yapmak Zorundadır

Bir kişinin çalışabilmesi için öncelikle yaşamını sürdürebilmesi gerekir.

Çalışan kişi;
  • * Gıda giderlerini,
  • * Kira giderlerini,
  • * Elektrik giderlerini,
  • * Su giderlerini,
  • * Ulaşım giderlerini,
  • * İletişim giderlerini,
  • * Eğitim giderlerini,
  • * Sağlık giderlerini
ücretini almadan önce karşılamak zorundadır.

Başka bir ifadeyle çalışan kişi daha ücretini kazanmadan önce yaşam maliyetlerini üstlenmektedir.

Ancak mevcut sistemde bu giderlerin tamamı çalışanın üzerinde bırakılmakta, ücret ise çoğu zaman haftalar veya aylar sonra ödenmektedir.

Ücretin Gecikmesi Borçlanmayı Kaçınılmaz Hale Getirebiliyor

Ücretini henüz almamış bir kişinin yaşamını sürdürebilmesi için çoğu zaman başka kaynaklara ihtiyaç duyması gerekmektedir.

Bu nedenle çalışanlar;
  • * Borç almak,
  • * Kredi kullanmak,
  • * Kredi kartına yüklenmek,
  • * Yakınlarından destek istemek
zorunda kalabilmektedir.

Aslında çalışan kişi emeğini vermiş olmasına rağmen kendi yaşamını sürdürebilmek için ayrıca borç yükü altına girmektedir.

Bu durum emek veren kişinin ekonomik açıdan iki kez yük taşımasına neden olmaktadır.

Ödenmeyen Ücretler Çalışanı Çifte Zarara Uğratabiliyor

Bazı durumlarda çalışanlar yalnızca ücret gecikmesiyle değil, ücretin hiç ödenmemesi sorunuyla da karşılaşabilmektedir.

Bu durumda çalışan;

  1. Emeğini kaybetmektedir.
  2. Zamanını kaybetmektedir.
  3. Alternatif iş fırsatlarını kaybetmektedir.
  4. Borç yükü altına girmektedir.
  5. Faiz ve gecikme maliyetleriyle karşılaşabilmektedir.
Sonuç olarak hizmet veren kişi yalnızca gelir elde edememekte, aynı zamanda ekonomik olarak daha kötü bir duruma düşebilmektedir.

 Emek Somut Değildir, Ödeme İse Somut Şekilde Kanıtlanabilir

Günümüzde yapılan ödemeler;

  • * Banka havalesi,
  • * EFT,
  • * FAST,
  • * Dekont,
  • * Makbuz,
  • * Elektronik kayıtlar
aracılığıyla kolaylıkla ispatlanabilmektedir.

Ancak verilen emeğin tamamını sonradan kanıtlamak her zaman mümkün değildir.

Çalışan bir kişinin;
  • * Harcadığı zamanı,
  • * Gösterdiği çabayı,
  • * Ürettiği değeri,
  • * Kaçırdığı fırsatları
somut olarak ölçmek çoğu zaman güçtür.

Bu nedenle ödeme yapılmadan hizmet alınması halinde riskin önemli kısmı hizmet verene yüklenmektedir.

Yüksek Ücret Vaat Edilip Daha Düşük Ödeme Yapılması Sorunu

Çalışma hayatında sıkça dile getirilen sorunlardan biri de hizmet başlangıcında yüksek ücret vaat edilmesine rağmen iş tamamlandıktan sonra daha düşük ödeme teklif edilmesidir.

Bu durumda çalışan;
  • * İşi tamamlamış olmakta,
  • * Zamanını harcamış olmakta,
  • * Maliyetlere katlanmış olmakta,
ancak vaat edilen ücretin tamamını alamayabilmektedir.

İş tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle çalışanlar çoğu zaman uzun hukuki süreçlerle karşı karşıya kalabilmektedir.

Bu süreçler de yeni zaman ve maliyet kayıplarına yol açmaktadır.

Belirsizlik Hizmet Kalitesini de Etkileyebilir

Ücretini alıp alamayacağını bilmeyen bir çalışan sürekli ekonomik risk altında çalışmaktadır.

Bu durum;

  • * Motivasyon kaybına,
  • * Verim düşüşüne,
  • * İş stresine,
  • * Gelecek kaygısına,
  • * Hizmet kalitesinde gerilemeye
neden olabilmektedir.

Oysa ekonomik güvenceye sahip çalışanlar işlerine daha fazla odaklanabilmekte ve daha kaliteli hizmet sunabilmektedir.

Peşin Ödeme Sistemi Nasıl Bir Avantaj Sağlayabilir?

Hizmet bedellerinin peşin ödenmesi veya güvence altına alınması halinde birçok sorunun azalabileceği düşünülmektedir.

Bu sistem sayesinde;
  • * Ücretlerin ödenmeme riski azalabilir.
  • * Çalışanların borçlanma ihtiyacı düşebilir.
  • * İş uyuşmazlıkları azalabilir.
  • * Hizmet kalitesi artabilir.
  • * Emek daha güçlü şekilde korunabilir.
  • * Taraflar arasındaki güven ilişkisi güçlenebilir.

Böylece hizmet veren kişi ücretini alıp alamayacağını düşünmek yerine işine odaklanabilir.

Bloke Hesap ve Güvence Sistemi Alternatifi

Peşin ödemenin mümkün olmadığı durumlarda farklı güvence sistemleri uygulanabilir.

Örneğin hizmet bedeli;
  • * Banka bloke hesabında tutulabilir,
  • * Güvenli ödeme sistemlerine yatırılabilir,
  • * Devlet güvencesi altında korunabilir,
  • * Hizmet tamamlandığında otomatik olarak aktarılabilir.
Bu yöntem hem hizmet alanı hem de hizmet vereni koruyabilecek bir model olarak değerlendirilebilir.

Sosyal ve Ekonomik Etkiler

Ücret güvencesinin artırılması;
  • * Borçluluğun azalmasına,
  • * Gelir güvenliğinin artmasına,
  • * Çalışma barışının güçlenmesine,
  • * Ekonomik istikrarın desteklenmesine,
  • * Kayıt dışılığın azalmasına
katkı sağlayabilir.

Özellikle düşük gelirli çalışanlar açısından ücret güvencesi yaşam standartlarını doğrudan etkileyen bir konu haline gelebilmektedir.

Sonuç

Mevcut sistemde hizmet veren kişiler çoğu zaman önce emek vermekte, daha sonra ücretlerini almayı beklemektedir. Bu durum çalışanları ekonomik risk, belirsizlik, borçlanma ve ücret kaybı tehlikesiyle karşı karşıya bırakabilmektedir.

Oysa hizmet talep eden kişinin ödeme gücünü önceden ortaya koyduğu, ücretlerin peşin ödendiği veya güvence altına alındığı bir sistem; hem çalışanların haklarını daha güçlü koruyabilir hem de hizmet alan ile hizmet veren arasındaki güven ilişkisini güçlendirebilir.

Emek, üretildikten sonra geri alınamayan bir değerdir. Bu nedenle emeğin korunmasına yönelik ekonomik güvencelerin güçlendirilmesi, çalışma hayatında adalet ve güvenin artırılması açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir konu olarak görülmektedir.
YAZAR
Ramazan Barut
2021 ...

RAMAZAN BARUT

II
Önerilere eleştirilere her daim açığım fakat saygısızlığa tahammül edeceğimi sanmayın.
DESTEK