Adalet Sadece Dağıtılmak İçin Değildir: Hakim ve Savcıların Mesleki Yeterliliği Neden Düzenli Denetlenmiyor?

Hakim ve savcıların dosya inceleme ve mevzuat yeterlilikleri niye düzenli denetlenmiyor? Adalet sistemindeki bu büyük sorunu tartışmaya açıyoruz

Bir ülkenin kalbi, adaletin tecelli ettiği mahkeme salonlarında atar. Vatandaş olarak yolumuz adliyeye düştüğünde; özgürlüğümüzü, mal varlığımızı, ailemizi ve en temel haklarımızı o kürsüde oturan insanlara emanet ederiz. Peki, hayatımızı doğrudan etkileyen kararları veren hakim ve savcıların mesleki yeterlilikleri, mevzuat bilgileri ve dosyaları inceleme titizlikleri ne kadar güven veriyor?

Son dönemde adli süreçlerde karşılaşılan bazı uygulamalar, toplumda derin ve haklı bir endişe doğuruyor: Dosyalar gerçekten okunuyor mu, yoksa doğrudan sonuç odaklı kararlar mı veriliyor?

 1. Adalet Sistemindeki Görünmez Duvar: Dosyalar Gerçekten Okunuyor mu?

Bir dava açtığınızda günlerce uğraşır, dilekçeler yazar, kanun maddeleri araştırır ve haklılığınızı kanıtlayan somut deliller toplarsınız. Ancak karar günü geldiğinde, tüm bu çabanın karşılığında basmakalıp, matbu cümlelerle yazılmış bir kararla karşılaşabilirsiniz.

Dilekçelerde açıkça belirtilen hususlara cevap verilmemesi, ileri sürülen kanun ve mevzuat hükümlerinin hiç incelenmemiş gibi davranılması, vatandaşta haklı bir şüphe uyandırıyor: Benim dosyam gerçekten okundu mu?

Gerekçeli Karar Hakkı:Anayasa'mıza göre mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olmak zorundadır. Gerekçe, hakimin vatandaşa ve hukuka olan hesap verme borcudur. Somut delillere değinmeden verilen her karar, bu hakkın ihlalidir.

2. Somut Deliller ve Yürürlükteki Mevzuat Çelişkisi

En büyük hayal kırıklıklarından biri de sunulan açık delillere rağmen, yürürlükteki mevzuat hükümleriyle tamamen çelişen kararların çıkabilmesidir. Hakim ve savcıların temel görevi hukuku uygulamaktır. Ancak hızla değişen kanunları takip etmemek ya da yoğun iş yükü bahanesiyle somut delilleri derinlemesine değerlendirmemek, telafisi imkansız zararlara yol açar. Sonuç odaklı, "bir an önce dosyayı kapatma" mantığıyla verilen kararlar, devletin adalet anlayışına ve hukuk devleti ilkesine büyük zarar vermektedir.

 3. Her Meslekte Denetim Var da Yargıda Neden Yok?

Bugün toplumda en basit ticari işlemden en karmaşık profesyonel mesleklere kadar herkes bir denetime, sınava ve harca tabi tutuluyor. Bir mali müşavir, bir doktor ya da bir mühendis sürekli kendini güncellemek ve mesleki sorumluluk taşımak zorundayken; milyonlarca insanın hayatını etkileyen kararlar veren kişilerin düzenli ve şeffaf bir yeterlilik denetimine tabi tutulmaması büyük bir tezat oluşturuyor.

Kamuoyunda hakim ve savcıların görev süreleri boyunca;

  •  Okuduğunu anlama yeterlilikleri,
  •  Güncel mevzuat bilgileri,
  •  Dosya inceleme ve analiz becerileri,

gibi konularda ne kadar denetlendiği büyük bir soru işaretidir. Adalet sistemine olan güvenin sarsılmaması için bu mekanizmaların görünür ve etkin olması şarttır.

4. Daha Adil Bir Gelecek İçin 6 Kritik Adım

Yargı sistemimizin kalitesini artırmak ve vatandaşın adalet duygusunu yeniden tesis etmek adına acilen şu adımların atılması gerekmektedir:

  •  Güncel Mevzuat Denetimi: Hakim ve savcıların değişen kanunlara uyumunu ölçecek düzenli denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
  •  Etkin Dosya İnceleme Araştırması: Somut delillerin ve hukuki gerekçelerin kararlarda ne kadar dikkate alındığı müfettişlerce daha sıkı araştırılmalıdır.
  •  Meslek İçi Eğitimlerin Revizesi: Mevcut meslek içi eğitim sistemleri gözden geçirilmeli, teoriden ziyade uygulama kalitesini artırmaya yönelik hale getirilmelidir.
  •  Düzenli Yeterlilik Ölçümü: Okuduğunu anlama, mevzuat bilgisi ve dosya değerlendirme yeterlilikleri objektif kriterlerle düzenli olarak ölçülmelidir.
  • Delil Odaklı Karar Zorunluluğu: Vatandaşların sunduğu delillerin kararlarda tartışılmasını zorunlu kılacak idari tedbirler alınmalıdır.
  •  Yasal ve İdari Reformlar: Adalet sistemine olan toplumsal güveni artırmak amacıyla şeffaflığı temel alan yasal çalışmalar hızlandırılmalıdır.

Adalet Herkes İçindir

Dosyaları tam anlamıyla okumadan, somut delilleri tartmadan veya güncel mevzuatı hiçe sayarak verilen kararlar yalnızca bireyleri mağdur etmez; toplumun devlete ve adalete olan inancını temelinden sarsar. Hak arama hürriyetinin tam anlamıyla yaşanabildiği bir hukuk devleti için, yargı mensuplarının da mesleki yeterlilik ve sorumluluk bilinci noktasında en yüksek standartlarda denetlenmesi bir

 lüks değil, zorunluluktur.

YAZAR
Ramazan Barut
2021 ...

RAMAZAN BARUT

II
Önerilere eleştirilere her daim açığım fakat saygısızlığa tahammül edeceğimi sanmayın.
DESTEK