Zorunlu Kimlik Kartlarının Ücretlendirilmesi: Kimlik Hakkına Erişim Ekonomik Güce Bağlı Olmalı mı?

Zorunlu kimlik kartı ücretleri, kayıp veya çalınma sonrası oluşan mağduriyetler, borç riski ve kimlik hakkına erişimin zorlaşmasını gündeme taşıyor.!!

Kimlik Kartı Bir Tercih Değil, Fiilen Zorunlu Bir Belgedir

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kimlik sahibi olması, günlük yaşamın ve kamu hizmetlerine erişimin fiilen zorunlu bir parçasıdır. Günümüzde kimlik kartı olmadan birçok resmî işlem gerçekleştirilememekte, kamu hizmetlerinden yararlanmak güçleşmekte ve vatandaşlar günlük yaşamlarında çeşitli sorunlarla karşılaşabilmektedir.

Banka hesabı açılması, sağlık hizmetlerinden yararlanılması, eğitim işlemleri, noter işlemleri, sosyal yardım başvuruları, e-Devlet hizmetleri, telefon hattı alınması, çeşitli sözleşmelerin yapılması ve çok sayıda kamu işlemi için vatandaşların kimliklerini ibraz etmeleri gerekmektedir.

Başka bir ifadeyle kimlik kartı, vatandaşın devlet tarafından tanınmasını ve temel haklarını kullanabilmesini sağlayan en önemli resmî belgelerdendir. Bu nedenle kimlik sahibi olmak bir ayrıcalık değil, vatandaşlık yaşamının doğal ve zorunlu bir unsurudur.

Zorunlu Bir Belgeye Erişimin Ücrete Tabi Olması Tartışma Konusu

Kimlik kartının fiilen zorunlu olmasına rağmen ilk kez çıkarılması, yenilenmesi veya yeniden düzenlenmesi belirli ücretlere tabidir.

Birçok vatandaş açısından ödenen tutarlar düşük görülebilir. Ancak dar gelirli, işsiz, engelli, sosyal yardımlarla geçinen ve ekonomik imkânları sınırlı olan vatandaşlar açısından bu ücretler önemli bir mali yük oluşturabilmektedir.

Burada temel soru şudur:

Zorunlu Kimlik Kartlarının Ücretlendirilmesi: Kimlik Hakkına Erişim Ekonomik Güce Bağlı Olmalı mı?

Temel vatandaşlık bağını gösteren ve günlük yaşamın hemen her alanında kullanılmak zorunda olan bir belgenin ücret karşılığında alınabilmesi, sosyal devlet anlayışı açısından çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

Artan Suç Olayları ve Kimlik Güvenliği Endişesi

Günümüzde hırsızlık, kapkaç, dolandırıcılık, gasp ve kişisel verilerin ele geçirilmesine yönelik suçlar farklı şekillerde gündeme gelmektedir.

Vatandaşların cüzdanları çalınabilmekte, çantaları kaybolabilmekte veya kişisel eşyaları kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilebilmektedir. Bu durumlarda yaşanan mağduriyet yalnızca maddi kayıpla sınırlı kalmamaktadır.


Kimlik kartları;

- Ad ve soyadı,

- T.C. kimlik numarası,

- Doğum bilgileri,

- Fotoğraf,

- İmza ve çeşitli doğrulama bilgileri

gibi önemli kişisel verileri içermektedir.

Kimlik kartının kaybolması veya çalınması halinde vatandaşlar, kişisel bilgilerinin kötüye kullanılabileceği endişesini yaşayabilmektedir. Bu nedenle birçok kişi güvenlik amacıyla vakit kaybetmeden yeni kimlik kartı çıkarmak istemektedir.

Ancak ekonomik nedenlerle yeni kimlik kartını hemen çıkaramayan vatandaşlar, hem kimliksiz kalma riskiyle hem de kişisel bilgilerinin güvenliği konusunda duydukları endişeyle karşı karşıya kalabilmektedir.

Vatandaşın Kusuru Olmayan Olaylarda İkinci Bir Mağduriyet Ortaya Çıkabiliyor

Kimlik kartının kaybolması veya çalınması her zaman vatandaşın ihmalinden kaynaklanmamaktadır.

Örneğin;

- Hırsızlık,

- Gasp,

- Yangın,

- Sel,

- Deprem,

- Kaza,

- Çanta veya cüzdanın çalınması

gibi birçok durumda vatandaşın iradesi dışında gelişen olaylar söz konusu olabilmektedir.

Buna rağmen yeniden kimlik kartı çıkarılması için ücret ödenmesi gerekebilmektedir.

Böyle bir durumda vatandaş;

Önce suçun veya talihsiz bir olayın mağduru olmakta, ardından temel kimliğine yeniden erişebilmek için ekonomik yük altına girebilmektedir.

Bu durum birçok kişi tarafından ikinci bir mağduriyet olarak değerlendirilmektedir.

Kimlik Kartı Ücretleri Dar Gelirli Vatandaşları Daha Fazla Etkiliyor

Ekonomik durumu yetersiz vatandaşlar açısından kimlik kartı ücretleri yalnızca bir ödeme meselesi değildir.

Bazı vatandaşlar;

- Kimlik ücretini ödeyemediği için yeni kimlik çıkarmayı erteleyebilmekte,

- Resmî işlemlerini gerçekleştirememekte,

- Kamu hizmetlerine erişimde zorluk yaşayabilmekte,

- Bazı haklarından fiilen yararlanamamaktadır.

Kimlik kartına erişemeyen vatandaş;

- Sosyal yardım başvurularında,

- Sağlık işlemlerinde,

- Bankacılık işlemlerinde,

- İş başvurularında,

- Eğitim ve kayıt işlemlerinde

çeşitli güçlüklerle karşılaşabilmektedir.


Dolayısıyla ekonomik sebeplerle kimlik kartına erişememek yalnızca bir belge eksikliği değil, bazı temel haklara erişimin de zorlaşması anlamına gelebilmektedir.

Kimlik Ücretlerinin Borçlandırmaya Dönüşmesi Ayrı Bir Sorun Oluşturuyor

Kimlik kartı ücretlerini ödeyemeyen vatandaşların borçlandırılması da önemli bir tartışma konusudur.

Zorunlu bir belgeye erişemediği için vatandaşın borç yükü altına girmesi;

- Ekonomik sıkıntıları artırabilmekte,

- Vatandaş üzerinde ek bir psikolojik baskı oluşturabilmekte,

- Yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Özellikle dar gelirli vatandaşlar için;

- Kimlik kartı bedeli,

- Ulaşım masrafları,

- Başvuru giderleri,

- Tekrarlanan işlemler

bir araya geldiğinde ciddi bir ekonomik yük oluşabilmektedir.

Devlet bir yandan vatandaşın kimlik sahibi olmasını fiilen zorunlu tutarken, diğer yandan ekonomik nedenlerle kimlik kartına erişemeyen vatandaşların borçlandırılması sosyal devlet anlayışı bakımından tartışılmaktadır.

Yüksek Ücretli İşlemlere Yönlendirilme İddiaları Mağduriyeti Artırabiliyor

Uygulamada vatandaşların dile getirdiği konulardan biri de bazı durumlarda daha düşük maliyetli yenileme işlemleri yerine daha yüksek ücretli işlemlere yönlendirildikleri yönündeki şikâyetlerdir.

Bu durum;

- Daha fazla maliyet oluşmasına,

- Kimliksiz kalma riskinin artmasına,

- Ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşların işlemlerini gerçekleştirememesine,

- Maddi mağduriyetlerin derinleşmesine
neden olabilmektedir.

Fiilen zorunlu olan bir belgenin yenilenmesinde vatandaşın mümkün olan en düşük maliyetle işlem yapabilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır.

Tekrarlayan Masraflar Vatandaşın Zararını Büyütebiliyor

Kimlik kartının kaybolması, çalınması veya kullanılamaz hale gelmesi durumunda vatandaş yeniden ücret ödemek zorunda kalabilmektedir.

Bazı vatandaşlar bu süreçleri birden fazla kez yaşayabilmektedir.

Bu durumda;

- Yeni kart ücretleri,

- Ulaşım giderleri,

- İş gücü kaybı,

- Zaman kaybı,

- Yeniden başvuru maliyetleri
birikerek ciddi ekonomik zararlara dönüşebilmektedir.

Eski kartların geçersiz hale gelmesi nedeniyle vatandaşlar evlerinde kullanamadıkları birden fazla kimlik kartı bulundurmak zorunda kalabilmekte, süreç tekrarlandıkça ekonomik kayıplar da artabilmektedir.

Kimliksiz Kalma Riski Temel Haklara Erişimi Zorlaştırabiliyor

Ekonomik imkânları sınırlı kişiler bazen yeni kimlik kartını çıkarmayı erteleyebilmektedir.

Bu durum;

- Resmî işlemlerin yapılamamasına,

- Kamu hizmetlerinden yararlanamama riskine,

- Sosyal yardımlara erişimin gecikmesine,

- Günlük yaşamda çeşitli mağduriyetlerin oluşmasına
neden olabilmektedir.

Bir vatandaşın ekonomik sebeplerle fiilen kimliksiz kalması, yalnızca bireysel bir sorun değil, sosyal devlet anlayışı bakımından da önemli bir mesele olarak görülmektedir.

Dijital Kimlik Uygulamaları Alternatif Çözüm Olabilir

Günümüzde merkezi nüfus kayıt sistemleri ve dijital devlet uygulamaları önemli ölçüde gelişmiştir.

Dijital kimlik uygulamalarının yaygınlaştırılması;

- Fiziksel kart bağımlılığını azaltabilir,

- Kayıp ve hırsızlık nedeniyle oluşan mağduriyetleri azaltabilir,

- Yeniden kart basım maliyetlerini düşürebilir,

- Vatandaşların kimlik doğrulama işlemlerini kolaylaştırabilir.

Teknolojik gelişmeler dikkate alındığında, temel kimlik hakkına erişimin ekonomik güce daha az bağımlı hale getirilmesi yönündeki tartışmaların önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanması beklenmektedir.
Kimlik kartı yalnızca plastik bir belge değildir. O, vatandaşın devlet tarafından tanınmasını, temel haklarını kullanabilmesini ve günlük yaşamını sürdürebilmesini sağlayan en önemli araçlardan biridir.

Artan suç olayları nedeniyle kimlik kartlarının kaybolması, çalınması ve kişisel bilgilerin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmesi riski günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Böyle durumlarda vatandaşın güvenliği için yeni kimlik kartına hızlı şekilde erişebilmesi büyük önem taşımaktadır.

Buna rağmen yeniden kimlik kartı çıkarılması nedeniyle ücret ödenmesi, ödeme güçlüğü yaşayan vatandaşların borçlandırılması, yüksek maliyetli işlemlere yönlendirilme iddiaları ve ekonomik nedenlerle kimliksiz kalma riski; sosyal devlet, eşitlik ve temel haklara erişim açısından yeniden değerlendirilmesi gereken önemli bir kamu politikası tartışması olarak görülmektedir.

Kimlik sahibi olmak bir ayrıcalık değil, vatandaşlığın temel unsurlarından biridir. Bu nedenle hiçbir vatandaşın ekonomik sebeplerle kimliksiz kalmaması, borç yükü altına girmemesi ve temel haklarından mahrum bırakılmaması amacıyla gerekli yasal ve idari düzenlemelerin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki talepler kamuoyunda giderek daha fazla dile getirilmektedir.
YAZAR
Ramazan Barut
2021 ...

RAMAZAN BARUT

II
Önerilere eleştirilere her daim açığım fakat saygısızlığa tahammül edeceğimi sanmayın.
DESTEK