Erkek Konuşmazsa Ne Oluyor?
İnsanlar kendini konuşarak ispatlıyor, kendisini anlattıkları ile bir yere koyuyor. Biz kızları konuşmasalar da bir yere koyuyoruz da peki erkekler sustuğunda ne oluyor? Bunu yaşadığım bir olayda farkına vardım. Hiç tanımadığım bir kız yaklaştı, kedileri beslemek için. Ben de orada oturuyordum, hiç ses etmedim. Dibime kadar geldi, ilerledi, geçti gitti. Kafasını bile çevirmedi, umursamadı. Ben ses etseydim bakacaktı, görecekti beni, biliyordum. Ama ben ses etmediğimde benim varlığımı fark edecek miydi diye düşündüm. Sonunda hiçbir şey olmamış gibi kedileri besleyip yeniden önümden geçti gitti. O an anladım ki erkek kendisini ispatlamazsa, göstermez ya da “buradayım” demezse kızlar için erkekler var olmamış varlıklarız. Biz erkeklerin bir sözü var: “Kadının yanında nasıl konuşuyorsun?” Bu cümlede bile kadının varlığını, hiç konuşmasa da, veriyoruz ama gel gör ki erkekler konuşmadıklarında yok sayılıyorlar, görmezden geliniyorlar. “Görünmeyen köy kılavuz istemez” derler; biz de görünmeyince, kimse yolumuzu bile merak etmiyor.
Erkek Neden Konuşmak Zorunda Kalıyor?
Hal böyle olunca erkek konuşmalı; yönetirken de, yönlendirirken de, birine nasihat ederken de, karşısındaki insanın ruhuna ve zihnine katkı sağlarken de konuşmak zorunda kalıyor. Benim en çok konuşmama sebebiyet veren şey ise ben konuşmadığımda insanların kaybolmasıdır. Çünkü ben sustuğumda insanlar uzaklaşıyor. Bu da erkek sustuğunda terk ediliyor demek. Bir erkeğin bir kıza “seni seviyorum” dememesi yüzünden terk edildiği çok oluyor. Sanki hissetmek yetmiyor, illa dile dökeceksin. “Söz uçar, yazı kalır” derler ama burada söz uçmuyor, adamı ayakta tutuyor. Hâlbuki kızların çoğu henüz konuşmayı bile çözememiş, peltekleyerek konuşuyorlar bizim yanımızda. Buna rağmen “erkekleri anlamıyoruz” diyorlar. “İki dinle, bir söyle” denir ama erkek sustuğunda dinleyen de olmuyor. Sonunda erkek ya kendini anlatmayı öğreniyor ya da yok sayılmaya alışıyor.
Sonuç
Erkeklerin varlığı bugün konuşmaya bağlı. Sessiz bir erkek arka plana itiliyor, yok sayılıyor, hesaba katılmıyor. Bir şey söylemediğinde insan yerine bile konmuyor. Ancak kendini ortaya attığında, dikkat çektiğinde, ses çıkardığında fark ediliyor. Sorun erkeklerin susması değil. Sorun, sessiz erkeğin değersiz görülmesi. Bu bakış değişmedikçe tablo değişmiyor. Erkek sürekli kendini ispatlıyor, sürekli varlığını kanıtlıyor, sürekli bir yarışın içinde kalıyor. Sustukça çevresi dağılıyor, insanlar uzaklaşıyor, ilişkiler kopuyor. Sonunda erkek için sessizlik sakinlik değil; kaybolmak oluyor. Görünmez olmak oluyor. Yalnız kalmak oluyor.
