Logo

Çevir

Yukarıdaki menüde bulunan Kurallar bölümünden site kullanımını öğrenebilir 📌 Canlı Yayınlara eşlik edebilir 🔴 Destek alanından maddi veya manevi katkı sağlayabilir ❤️ Doğrulanmış sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşabilir ✅ İsterseniz doğrudan benden bir şeyler isteyerek Soru Sor bölümünden konu ve fikir talep edebilir ❓ Yorum yaparak konular hakkında daha detay isteyebilir veya kendi bilginizi paylaşabilirsiniz 💬 E-posta ile birebir iletişim kurabilir 📧 Google Çeviri ile içerikleri tüm dillerde okuyabilirsiniz 🌐 Site sürekli güncellenmektedir ⚙️ Hatalar olabilir ⚠️ Gördüğünüz hataları iletirseniz gerekli düzenlemeler en kısa sürede yapılacaktır 🛠️

Sınırsız İnternet Reklamları, Dijital Devlet Gerçeği ve Açık Hak İhlali Sorunu

Neden Bu Konu Yazılmak Zorundadır?

Son dönemde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından getirilen erişim engellerinin artması, internetin gerçekten “sınırsız” olup olmadığı sorusunu kaçınılmaz olarak gündeme getirmiştir. Birçok internet sitesi ve dijital platform devlet kararlarıyla erişime kapatılırken, vatandaşların aklına doğal ve haklı bir soru gelmektedir: Madem internet bu kadar yoğun biçimde sınırlandırılmaktadır, neden hâlâ sınırsız internet ücreti ödüyorum?

İnternetin fiilen daraltıldığı, bazı sitelere hiç erişilemediği, bazılarına ise kısıtlı erişim sağlanabildiği bir ortamda, “sınırsız internet” ifadesinin kullanılmaya devam etmesi ciddi bir çelişki oluşturmaktadır. Bu çelişki yalnızca bireysel bir memnuniyetsizlik değil; tüketici hukuku, kamu hizmetlerine erişim ve anayasal yükümlülükler açısından doğrudan bir sorun hâline gelmiştir.

Bu makale, tam olarak bu sorudan ve bu çelişkiden doğmuştur. Devletin erişim engelleriyle fiilen sınırladığı bir internet ortamında, internet servis sağlayıcılarının hâlen “sınırsız internet” adı altında reklam yaparak yüksek bedeller talep etmesinin neden kabul edilemez olduğu açık ve net biçimde ortaya konulmak istenmiştir.

Devletin Dijitalleşme Tercihi ve Vatandaşın İnternete Mahkûm Edilmesi

Devlet, idari işlemleri internet ortamına taşıyarak vatandaşın kamu hizmetlerine erişimini dijital platformlara bağlamıştır. Vergi işlemleri, sosyal destek başvuruları, belediye hizmetleri, eğitim ve sağlıkla ilgili işlemler artık büyük ölçüde çevrim içi sistemler üzerinden yürütülmektedir.

Bu durumda internet erişimi olmayan, yetersiz internet hizmeti alan veya internete erişimi sınırlandırılan vatandaş, devletle fiilen iletişim kuramaz hâle gelmektedir. Yani internetin varlığı değil, erişilebilir ve işlevsel olması artık temel bir zorunluluktur.

“Sınırsız İnternet” Reklamları ile Gerçek Uygulama Arasındaki Açık Çelişki

İnternet servis sağlayıcıları, sundukları hizmetleri reklamlarda açıkça “sınırsız internet” olarak tanıtmaktadır. Bu ifade, tüketiciye internete tam, kesintisiz ve kısıtsız erişim vaadi sunmaktadır. Ancak uygulamada bu vaadin karşılığı yoktur.

Her ne kadar internet servis sağlayıcıları hizmetlerini sınırsız olarak gösterseler de; gerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından güvenlik ve benzeri gerekçelerle getirilen erişim engelleri, gerekse firmaların kendi uyguladığı hız düşürme, trafik yönetimi ve teknik sınırlamalar nedeniyle tüketicinin internete erişimi fiilen engellenmektedir.

Bugün Discord, Roblox ve benzeri birçok dijital platforma erişim ya tamamen engellenmiş ya da ciddi biçimde sınırlandırılmıştır. Bunun anlamı şudur: Tüketici, interneti bütüncül şekilde kullanamamaktadır.

Buna rağmen ödeme aşamasına gelindiğinde bu gerçekler tamamen görmezden gelinmektedir. Tüketiciden, sanki hiçbir sınırlama yokmuş gibi “tam sınırsız internet” ücreti alınmakta; yüksek bedeller ve uzun taahhütler dayatılmaktadır. Kullanımda sınırlı olan bir hizmet, ücretlendirmede sınırsız kabul edilmektedir. Bu durum açık bir çelişkidir.

BTK Erişim Engelleri ve Sorumluluğun Görmezden Gelinmesi

BTK tarafından alınan erişim engelleme kararları, internetin fiilen daraltıldığını açıkça göstermektedir. Devlet bir yandan çeşitli gerekçelerle interneti sınırlandırırken, diğer yandan bu sınırlamaların tüketiciye yansıyan ekonomik sonucunu tamamen göz ardı etmektedir.

İnternet servis sağlayıcıları ise bu erişim engellerine rağmen “sınırsız” ifadesini kullanmaya devam etmekte ve bu söylem üzerinden ücret talep etmektedir. Oysa erişimin sınırlı olduğu bir ortamda “sınırsız” hizmetten söz etmek mümkün değildir.

Tüketici Hukuku Açısından Açık İhlal (6502 Sayılı Kanun)

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketicinin doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesini temel ilke olarak kabul etmiştir. Fiilen sınırlı olan bir hizmetin, reklamlarda ve sözleşmelerde “sınırsız” olarak sunulması, tüketicinin açıkça yanıltılmasıdır.

Burada yalnızca ekonomik bir zarar söz konusu değildir. İnternetin kamu hizmetlerine erişimin zorunlu aracı hâline geldiği bir sistemde, bu tür yanıltıcı uygulamalar tüketicinin haklarını doğrudan zedelemektedir.

Anayasal Çerçeve: Devletin Açık Yükümlülüğü

Anayasa’nın 5. maddesi, devletin temel görevleri arasında kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumayı saymaktadır. 10. maddede düzenlenen eşitlik ilkesi, kamu hizmetlerine erişimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır.

Anayasa’nın 172. maddesi ise devlete, tüketiciyi koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alma yükümlülüğü yüklemektedir. Devletin iletişimi internet üzerinden yürütmeyi tercih ettiği bir düzende, bu iletişime erişimin fiilen engellenmesi veya yanıltıcı ticari uygulamalara terk edilmesi anayasal sorumlulukla bağdaşmamaktadır.

İnternetin Ücretlendirilmesi, Devlet Sitelerine Erişim ve Sosyal Devlet İlkesi

Devletin vatandaşla olan iletişimini büyük ölçüde internet üzerinden yürüttüğü mevcut sistemde, kamu kurumlarına ait internet sitelerine erişimin ücretli internet paketlerine bağlı olması başlı başına bir sorun oluşturmaktadır. e-Devlet Kapısı, CİMER, bakanlıklar, belediyeler, valilikler, kaymakamlıklar ve diğer kamu kurumlarının internet siteleri; vatandaşın haklarını kullanabilmesi için zorunlu başvuru kanalları hâline gelmiştir.

Bu sitelere erişimin, “sınırsız” olduğu iddia edilen ancak fiilen sınırlandırılmış ve yüksek bedellerle sunulan internet paketlerine bağlı olması, devlet ile vatandaş arasındaki iletişimi dolaylı biçimde engellemektedir. İnterneti olmayan, interneti sınırlı olan veya yüksek ücretleri karşılayamayan vatandaş, kamu hizmetlerine fiilen erişemez hâle gelmektedir.

Bu durum, kamu hizmetlerine erişimde eşitlik ilkesine ve sosyal devlet anlayışına açıkça aykırıdır. Devletin kendi tercihleriyle dijitalleştirdiği iletişim kanallarına erişimin ücretli hâle gelmesi, vatandaşın devlete başvuru ve hak arama yollarını kısıtlamaktadır. Ücretli olduğu sürece, devletle iletişimin serbest ve eşit olduğu söylenemez; bu da doğrudan bir hak ihlali doğurur.

Bu nedenle, en azından kamu kurumlarına ait internet sitelerine erişimin ücretsiz olması; bu sitelere yönelik hız, kota veya erişim engellerinin kaldırılması gerekmektedir.

Sonuç ve Açık Çözüm Önerileri

“Sınırsız internet” adı altında satılan ancak fiilen sınırlandırılan hizmetler, yalnızca tüketici mağduriyeti değil, doğrudan hak ihlali yaratmaktadır. Bu nedenle:

  • “Sınırsız internet” ifadesinin kullanımı açık biçimde denetlenmelidir.

  • Fiilî erişim engelleri varken sınırsızlık iddiasıyla ücret alınmasına izin verilmemelidir.

  • Kamu hizmetlerine erişimi etkileyen internet sınırlamaları ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.

Kamusal Başvuru ve Sorumluluk Çağrısı

Bu sorunların görmezden gelinmesi mümkün değildir. Vatandaşların, bu çelişkiyi resmî başvuru yollarıyla dile getirmesi gerekmektedir. CİMER üzerinden yapılacak başvurular, devletin bu konuda açık bir tutum almasını zorunlu kılacaktır.


EK-1: CİMER Başvurusu Örnek Metni (Net ve Doğrudan)

Türkiye’de çok sayıda internet sitesi, platform ve dijital hizmet; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kararları doğrultusunda erişime engellenmiştir. Devletin kendi aldığı bu erişim engelleme kararları nedeniyle internet, fiilen tam ve serbest şekilde kullanılamamaktadır.

Buna rağmen internet servis sağlayıcıları, sundukları paketleri hâlen “sınırsız internet” adı altında reklam etmekte ve bu ifade üzerinden yüksek bedeller talep etmektedir. Devlet tarafından erişimi yasaklanmış veya sınırlandırılmış çok sayıda site varken, bu hizmetin “sınırsız” olarak sunulması gerçeği yansıtmamaktadır.

Kullanım devlet eliyle sınırlandırılmış olmasına rağmen, ücretlendirme aşamasında bu sınırlamalar tamamen yok sayılmakta ve tüketiciden tam, sınırsız internet bedeli tahsil edilmektedir.

Ayrıca devletin vatandaşla iletişimini e-Devlet, CİMER, bakanlıklar, belediyeler ve diğer kamu kurumlarının internet siteleri üzerinden yürüttüğü dikkate alındığında; bu sitelere erişimin ücretli internet paketlerine bağlı olması, devlet ile vatandaş arasındaki iletişimi fiilen engellemektedir.

Kamu kurumlarına ait internet sitelerine erişimin ücretli olduğu bir sistemde, interneti olmayan veya sınırlı internet kullanan vatandaşın devlete başvuru ve hak arama imkânı ortadan kalkmakta; bu durum açık bir hak ihlali oluşturmaktadır.

Anayasa’nın 5., 10. ve 172. maddeleri ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında; devlet tarafından erişimi sınırlandırılmış bir internet ortamında “sınırsız internet” adıyla reklam yapılmasının önüne geçilmesi, ayrıca kamu kurumlarına ait internet sitelerine erişimin ücretsiz olacak şekilde düzenlenmesi hususunda gerekli inceleme ve işlemlerin yapılmasını arz ve talep ederim.

Yorumlarınız bizim için değerli! Fikirlerinizi, sorularınızı ve görüşlerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin. Lütfen yorumunuzun konuyla ilgili olduğundan emin olun ve saygı çerçebesinde kalmaya özen gösterin. Argo, küfür veya topluluk kurallarını ihlal eden yorumlar kaldırılacaktır. Teşekkürler!
✻ ✻ ✻
Yükleniyor...